1913’te Osmanlı’da Kadınlar İçin Kurulan Bir Okul ve Bir Genç Kadının Hayalleri
Geçmişin Gölgesinde Bir Kadın
Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarından birinde, içimi dökmek için günlüklerimi karıştırırken gözlerim birdenbire 1913’te kurulan o özel okulun ismine takıldı. Ne kadar da büyüleyiciydi o dönemin yenilikçi havası! Osmanlı Devleti’nin zorlu zamanlarında, kadınlar için kurulan bu okul, aslında devrim niteliğinde bir adım olmuştu. Darülmuallimat… Adını okurken bir sıcaklık hissettim içimde, sanki yıllar önce, o dönemde yaşanmış o anları ruhumda hissedebiliyordum. Bu okulun kurulması, sadece eğitimde bir devrim değil, kadınların toplumdaki yerini bulma yolunda atılmış büyük bir adımdı. Ve bir kadın olarak, içimden çok derinlere işleyen bir umut dalgası yükseldi. Neden mi? Çünkü bu okul, benim gibi hayalleri büyük, cesur ruhlar için bir kapı aralamıştı.
Darülmuallimat: Bir Hayalin Gerçek Olma Anı
1913 yılı, Osmanlı Devleti için belki de iç karartıcı bir yıldı. Birçok insan savaşın, yoksulluğun ve belirsizliğin içinde kaybolmuştu. Ancak bir yanda, bir grup insan, umudu elden bırakmıyor, değiştirmek için çaba gösteriyordu. Ve bu çabalarından biri de kadınların eğitimine dair atılan büyük bir adımdı. Darülmuallimat, kadın öğretmenlerin yetiştirildiği bir okul olarak kuruldu. Bu okul, hem eğitimde bir değişimin hem de kadınların toplumdaki görünürlüğünün simgesiydi. Osmanlı’nın son döneminde, kadınların eğitimiyle ilgili açılan her kapı, onların güçlü bir birey olma yolunda attıkları bir adımdı.
Ben, 25 yaşında, Kayseri’nin o sakin caddelerinde yürürken bu okulu düşündüm. Ne kadar zor olmalıydı o günlerin kadınları için! Birçok kısıtlamaya rağmen, cesurca kendilerini ifade edebilmek, eğitim almak, bir öğretmen olmak. Belki de zamanında Darülmuallimat’ı hayal eden kadınlar da benim gibi duygularını saklamadan, başkalarına anlatmaya çalışıyorlardı. Gerçekten de Osmanlı döneminin kadınları, her zorluğa rağmen umutlarını yitirmemiş, azimle mücadele etmişti.
Kadınların Eğitimi: Yalnızca Bir Okuldan Fazlası
Düşüncelerim daldı. Darülmuallimat, sadece bir okuldan ibaret değildi. O okul, kadınların dünyaya bakışını değiştirecek, onlara toplumda bir yer edinme fırsatı sunacaktı. Belki de kendi tarihimi yazarken, benden önceki kadınların mücadelesini hatırlamalıyım. O kadınlar, Darülmuallimat’ı kurarak, birçok kadının hayatını değiştirdi. Onlar için eğitimin, sadece bir hak değil, bir özgürlük olduğunu gösterdiler. O kadınların içindeki ateşin, benim içimde de var olduğunu hissediyorum.
Bir an, gözlerim yaşardı. Kayseri’nin sabahını izlerken, bir kadın olarak bu okula gitmeyi ne kadar çok isterdim! Gerçekten… Ne kadar çaba harcar, ne kadar sabırlı olur, ne kadar çalışırdım, kim bilir. O dönemde, kadın olmanın zorlukları ve her bir adımda hissedilen baskıyı hayal edebiliyorum. Ama bir yanda umut var. Çünkü biz kadınlar, her zorluğun üstesinden gelme gücüne sahibiz. O zamanlar, bu okula adım atan kadınlar için eğitim, sadece bir bilgi aktarmak değil, aynı zamanda toplumda daha fazla söz sahibi olmanın, daha fazla özgürleşmenin yolu oluyordu.
Bir Kadın Olarak Hayallerim
Gözlerimden bir damla yaş süzüldü, ama bu sefer hüzünlü bir yaş değil. Bu, tarihin karanlıklarından umut ışığına doğru atılan bir adımın, kendi içimde yankısıydı. Benim hayallerim de bu kadınların hayalleriyle paralel. Belki de ben de Darülmuallimat’ı düşündüğümde, onların yüreğindeki cesareti, azmi ve sevgiyi hissediyorum. Geçmişin kadınları gibi ben de bir öğretmen olmak istiyorum, kadınlar için daha fazla fırsat yaratmak istiyorum. Kadınların toplumdaki yerini sağlamlaştırmak, onlara daha fazla alan tanımak istiyorum. O yüzden Darülmuallimat’ı düşündüğümde, içim umutla doluyor. Çünkü bu okul, sadece bir eğitim kurumu değil, bir devrimin, bir kadın hareketinin ilk adımıydı.
İçimden geçen hayalleri yazarken, bir gün Darülmuallimat’ı tamamlayan o kadınlardan birinin torunu gibi hissettim. Her ne kadar zaman ve mekan farklı olsa da, onların izinden yürümek; yeni nesil kadınların, sadece eğitimi değil, hayatı değiştirme gücüne sahip olduğuna inanmak, her geçen gün daha çok beni sarhoş ediyor. Kim bilir, belki ben de bir gün, o kadının bir parçası olacağım.
Geleceğin Kadınları İçin Umut
İçimde bir umutla, geçmişin kadınlarının izinden ilerliyorum. Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarında, Darülmuallimat’ı düşündükçe, içimde bir enerji beliriyor. O okulun kapısından bir adım atan kadınların hayatlarını ne kadar değiştirebildiğini, dünya üzerindeki tüm kadınların hayalini kurabildiğini fark ediyorum. Onlar sadece okuma yazma öğrenmediler, özgürleştiler. Bu nedenle, bir kadının eğitim alması, sadece kendisi için değil, tüm toplum için bir devrimdir. Ve ben de bu devrimin parçası olmak istiyorum.
Darülmuallimat, o dönemin kadınlarının göğüs gerdiği hayalini simgeliyor. Bugün, bizler de bu hayali daha da büyütmek, daha çok kadının eğitim hakkını savunmak için bir adım atmalıyız. Hayatımda bir dönüm noktasıydı, bu yazıyı yazarken bile hissettim. Bir kadın olarak bu okulun etkilerini bugün bile hissediyorum. Ve biliyorum ki, bu etki, daha nice kadınları özgürleştirecek, hayallere doğru adım atmalarını sağlayacak.